KUR’AN MÜSLÜMANI (1. BÖLÜM)

Bu seride Kur’an’daki “Müslüman kişi” ifadesini anlatacağız. Özellikle de bugünlerde bu fazlasıyla gerekli bir yazı diye düşünüyorum. Ne yazık ki bugünkü Müslümanların sevap saydığı, ibadet saydığı şeyler namaz kılmak, Hacc’a gitmek, oruç tutmak gibi durumlardan ibarettir. Oysa, en ufak bir iyilik, kainat hakkında düşünmek, doğru söz söylemek gibi birçok şey de çok önemli ibadetlerdir. Ne yazık ki birçok “dindar” kişi dinini bir kenara koymuş ve dini yalnızca bir-iki ibadeti yapmaktan ibaret zannediyor. Domuz eti yemiyorlar fakat haram yiyorlar, Allah’a bir şey denmesini kaldıramıyorlar fakat kendileri Allah’ın emirlerini uygulamıyor ve gülünç duruma düşürüyorlar, zina yapıyorlar fakat cünup gezmenin çok büyük bir günah olduğunu söylüyorlar… Dönemimizde birçok “dindar” dini ve aklı kenara bırakan, araştırmayı ve iyiliği önemsemeyip dinin dediğinin tam tersini yapan kişiler oldular. Din açısından çok büyük bir sorunumuz var. Artık inanıyorum diyen insanlar, inanmayacak insanların yapmasını beklediğimiz şeyleri yapıyorlar ve dinin emirlerinden çok daha farklı şeyleri savunuyorlar/gerçekleştiriyorlar. Bu serimizde de Müslüman kişinin nasıl olması gerektiğini söyleyen Kur’an ayetlerini aktaracağız, hemen yazımıza geçelim:

 

1. Kim olursa olsun o kişiye hakkını verir, yaptıklarının karşılığını adaletle verir.

İsra Suresi 26. ayet – Akrabaya, yoksula ve yolda kalmışa hakkını ver. Bununla beraber malını saçıp savurma.

Rum Suresi 38. ayet – O halde akrabaya da hakkını ver, yoksula da, yolcuya da… Bu, Allah’ın rızasını dileyenler için daha hayırlıdır. Kurtuluşa erecek olanlar da işte onlardır.

 

2. Aklını kullanır, kainat hakkında, hayatı hakkında, gerçekler hakkında düşünür.

Yunus Suresi 100. ayet – Allah’ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

Enfal Suresi 22. ayet – Çünkü yeryüzündeki yaratıkların Allah katında en kötüsü, akıllarını kullanmayan sağır dilsizlerdir.

İsra Suresi 41. ayet – Şüphesiz ki, biz gerçeği “Kur’an”da türlü biçimlerde ifade ettik ki düşünüp anlayabilsinler. Fakat bu onları daha da fazla kaçırıyor.

Ali İmran Suresi 191. ayet – Onlar o kişilerdir ki, ayakta, otururken, yan yatarken hep Allah’ı zikrederler, göklerin ve yerin yaratılışı hakkında derin derin düşünürler. “Ey Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Şanın yücedir senin! Ateş azabından koru bizi!”

Furkan Suresi 44. ayet – Yoksa sen bunların çoğunun işittiğini, akledip düşündüğünü mü sanıyorsun? Onlar hayvanlar gibidirler, hatta yolca, hayvanlardan da şaşkındırlar.

 

3. Delil ile konuşur, sırf kendi isteğinden dolayı bir şeyi kabul etmemezlik yapmaz.

Bakara Suresi 111. ayet – “Yahudi yahut Hıristiyan olandan başkası cennete asla giremeyecek.” dediler. Bu, onların hayalleri, kuruntularıdır. De ki onlara: “Eğer doğru sözlü iseniz hadi getirin susturucu kanıtınızı!”

Neml Suresi 64. ayet – Yoksa yaratmaya başlayıp sonra tekrar tekrar yaratan ve sizi gözeten ve yerden rızıklandıran mı hayırlı? Allah’ın yanında bir ilah mı var? De ki: “Getirin susturucu kanıtınızı, eğer doğru sözlüler iseniz.”

 

4. Başkalarını rahatsız etmez ve cahiller bile ona saldırdığında(Sözlü olarak) sabırla karşılık verir.

Furkan Suresi 63. ayet – Rahman’ın kulları, yeryüzünde böbürlenmeden/rahatsız etmeden yürüyen kişilerdir. Cahiller onlara hitap edince, “selam” derler.

 

5. Adaleti koruyan olur, hiç kimseye(İnanan, inanmayan) haksızlık etmez.

Maide Suresi 8. ayet – Ey iman edenler! Adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak Allah için kollayıp gözetenler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsiz davranmaya asla itmesin! Adaletli olun. Bu korunup sakınanlar için daha uygundur.

Nisa Suresi 58. ayet – Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semi’dir, çok iyi duyar, Basir’dir, her şeyi iyice görendir.

 

6. Hiçbir kimseye savaş açmaz, nefis-i müdafaa yapar. Ancak be ancak insanlara zulmeden, onları öldüren, onlara işkence eden kimseye karşı savaş açar, en barışçıl yol neyse onu tercih eder. Zulmetmez, savaşta da aşırıya gitmez ve eğer karşı taraf barış isterse barışa “Evet” der.

Tevbe Suresi 6. ayet – Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah’ın kelamını dinleyebilsin. Sonra da onu, güvenli gördüğü yere kadar götür. Böyle yapmanın gerekçesi şudur: Bunlar bilmeyen bir topluluktur.

Bakara Suresi 190. ayet – Sizinle çarpışmaya girenlerle Allah yolunda siz de çarpışın. Ama haksız yere saldırmayın/çarpışmada zulme sapmayın. Çünkü Allah, sınır tanımaz azgınları sevmiyor.

Şura Suresi 40. ayet – Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür. Fakat affedip barışmayı esas alanın ücretini bizzat Allah verir. O, zalimleri hiç sevmez.

Şura Suresi 41. ayet – Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranmaz.

Şura Suresi 42. ayet – Aleyhine yol aranacak olan şu kişilerdir ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere saldırılarda bulunurlar, taşkınlıklar sergilenler. İşte böyleleri için acıklı bir azap vardır.

Maide Suresi 32. ayet – İşte bu yüzden biz, İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: Kim bir kişiyi, bir kişiye karşılık yahut yeryüzünde bir fesat sebebiyle olmaksızın öldürürse, insanları toptan öldürmüş gibidir. Ve kim bir kişiye hayat verirse insanlara toptan hayat vermiş gibidir. Andolsun, resullerimiz onlara açık-seçik kanıtlar getirmişlerdir. Ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır.

 

7. Dürüst ve gerçeğin peşinde bir şekilde, önyargısız/kalıp yargısız düşünür.

Sad Suresi 29. ayet – Bereketli/mübarek bir kitap bu. Onu sana indirdik ki, ayetleri derin derin düşünsüler ve temiz akıl sahipleri öğüt alabilsinler.

 

8. Tüm sözleri dinler ve sözün gerçeğine/doğrusuna uyar.

Zümer Suresi 18. ayet – Onlar ki, sözü dinler de en güzeline uyarlar. İşte bunlardır, Allah’ın kılavuzladıkları; işte bunlardır, akıl ve gönül sahipleri.

 

9. Dürüst olur ve yalan konuşmaz.

Ahzab Suresi 70. ayet – Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve doğru söz söyleyin!

 

10. Kibar ve anlayışlıdır.

Fussilet Suresi 34. ayet – Güzellikle çirkinlik/iyilikle kötülük bir olmaz! Kötülüğü, en güzel tavırla sav! O zaman görürsün ki, seninle arasında düşmanlık bulunan kimse, sımsıcak bir dost gibi oluvermiştir.

Bakara Suresi 83. ayet – İsrailoğulları’ndan şöyle bir söz de almıştık: Allah’tan başkasına ibadet etmeyin, anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik ve güzellikle davranın. İnsanlara güzeli ve güzelliği söyleyin. Namazı kılın, zekâtı verin. Bütün bunlardan sonra siz, pek azınız müstesna, sırt çevirdiniz. Hâlâ da yüz çevirip duruyorsunuz.

 

Kaynaklar

Yazıdaki tüm ayetlerin mealleri Kur’an Meali adlı siteden alınmıştır. O sitede her ayet için 40 farklı meal ve ayetlerin Arapçasını da bulabilirsiniz.

Mantıksal Teizm ©2017

Furkan

Temellendirilmiş bir inanışın dahi temelinde temellendirilmemiş bir inanış yatar. Dolayısıyla her şeyin yegâne ölçütü Tanrı olmalıdır.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir