KUR’AN’DA İNSAN HAKLARI VE FAZLASI

image_pdf

İslam dinin ana kaynağı olan Kur’an’dan, insan hakları ve ahlak kuralları gibi konularda bazı ifadeler:

1. Bir ırka kininiz olsa bile, haksız yere işler yapmayın. Kininiz olsa dahi adaleti ayakta tutanlar olun.

Maide Suresi 8. ayet – Ey iman edenler! Adalet ve dürüstlüğün tanıkları olarak Allah için kollayıp gözetenler olun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsiz davranmaya asla itmesin! Adaletli olun. Bu korunup sakınanlar için daha uygundur.

 

2. Birbirinizin mallarını haksız yere yemeyin, haksız işler peşinde koşmayın.

Bakara Suresi 188. ayet – Mallarınızı aranızda haksız ve uydurma yollara baş vurarak yemeyin; bilip durduğunuz halde insanların mallarından bir kısmını günaha saparak yemek için onları yargıçlara aktarmayın.

Nisa Suresi 29. ayet – Ey inananlar! Mallarınızı aranızda bâtıl bir yolla/tutarsız bahanelerle yemeyin. Kendi hoşnutluğunuzla gerçekleşmiş bir ticaret olursa başka…

 

3. Mallar sadece belli bir grup arasında dolaşın bir şey olarak kalmasın. Herkese dağıtın ve sadece belirli insanların bir şeylere sahip olmasına karşı çıkın.

Haşr Suresi 7. ayet – Allah’ın, kentler halkından resulüne zahmetsizce aktardığı mal ve nimetler şunlar içindir: Allah, Peygamber, yakınlar, yetimler, yoksullar, yolda kalmışlar. Bu böyle düzenlenmiştir ki, o mal ve nimetler sizden yalnız zengin olanlar arasında dönüp duran bir kudret aracı olmasın. Resul size ne verdiyse onu alın; sizi neden yasakladıysa ona son verin ve Allah’tan korkun. Hiç kuşkusuz, Allah’ın azabı çok şiddetlidir.

Zariyat Suresi 19. ayet – İhtiyaç sahibi için, yoksul için bir hak vardı mallarında onların. Aleyhlerine yol aranacak olan şu kişilerdir ki, insanlara zulmederler ve yeryüzünde haksız yere taşkınlıklar sergilerler/saldırılarda bulunurlar. İşte böyleleri için acıklı bir azap vardır.

 

4. Haksız yere kimseyi öldürmeyin, bozgunculuk etmeyin.

İsra Suresi 33. ayet – Allah’ın saygıya layık kıldığı cana haklı bir sebep yokken kıymayın. Kim haksızlıkla öldürülürse, onun velisine yetki/söz hakkı vermişizdir. Ama o da öldürmede sınır tanımazlık etmesin. Çünkü kendisine yardım edilmiştir.

Şura Suresi 41-42. ayet – Zulme uğratılışı ardından kendini savunana gelince, böyleleri aleyhine yol aranamaz.

Hac Suresi 39. ayet – Kendilerine savaş açılanlara savaşma izni verilmiştir. Çünkü onlar zulme uğratıldılar. Allah onlara yardıma elbette kadirdir.

 

5. Bir olaya ceza ile karşılık verilecekse, en fazla, yapılan kötülüğün miktarında ve türünde bir ceza verin. Tabii ki barışı esas almak daha üstündür.

Nahl Suresi 126. ayet – Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, ancak size yapılan kötülüğün türü ve miktarı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz, elbette ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır.

Şura Suresi 40. ayet – Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür. Fakat affedip barışmayı esas alanın ücretini bizzat Allah verir. O, zalimleri hiç sevmez.

 

6. İnsanların özel hayatına saygı duyun, özel hayatın gizliliği konusunda dikkatli olun.

Nur Suresi 7. ayet – Ey iman edenler! Kendi evleriniz dışındaki evlere, sahipleriyle kaynaşıp izin almadan, bir de ev sakinlerine selam vermeden girmeyin. Düşünüp taşınmanızı sağlamada bu sizin için daha hayırlıdır.

 

7. Başkalarının arkasından konuşup da onları çekiştirmeyin, bir başkasının ayıbını aramayın.

Hucurat Suresi 12. ayet – Ey iman edenler! Zandan çok sakının! Çünkü zannın bir kısmı günahtır. Sinsi casuslar gibi ayıp aramayın! Gıybet ederek biriniz ötekini arkasından çekiştirmesin! Sizden biri, ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bakın bundan iğrendiniz. Allah’tan sakının! Hiç kuşkusuz, Allah tövbeleri çok kabul eden, rahmeti sonsuz olandır.

 

8. Bir insan kendi canına kıymasın.

Nisa Suresi 29. ayet – …Kendi canlarınıza kıymayın/intihar etmeyin. Hiç kuşkusuz, Allah, size karşı çok merhametlidir.

 

9. Başkalarıyla, başka bir toplulukla alay etmeyin, lakaplar takmayın.

Hucurat Suresi 11. ayet – Ey inananlar! Bir topluluk başka bir toplulukla alay etmesin! Olabilir ki, alay ettikleri topluluk kendilerinden hayırlıdır. Kadınlar da başka kadınlarla alay etmesinler. Alay ettikleri, kendilerinden hayırlı olabilir. Öz benliklerinizi ayıplamayın/kendi nefislerinizde ayıplar aramayın; birbinize lakaplar yakıştırmayın. İmandan sonra sapıklıkla adlanmak ne kötü şeydir! Kim ki tövbe etmez, işte böyleleri zalimlerdir.

 

10. Herkesin sorumluluğu kendinedir, istediği inançta olabilir ve dinde zorlama yoktur.

Bakara Suresi 256. ayet – Dinde baskı/zorlama yoktur. Doğru ve güzel olan, çirkinlik ve sapıklıktan açık bir biçimde ayrılmıştır. Her kim tâğuta sırt dönüp Allah’a inanırsa hiç kuşkusuz sapasağlam bir kulpa yapışmış olur. Kopup parçalanması yoktur o kulpun. Allah, hakkıyla işiten, en iyi biçimde bilendir.

Yunus Suresi 99. ayet – Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi toptan iman ederdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın!?

En’am Suresi 164. ayet – Şunu da söyle: “Allah herşeyin Rabbi iken O’ndan başka rab mı arayayım? Her benliğin kazandığı kendi üstünde kalır. Hiçbir günahkâr, bir başka günahkârın yükünü taşımaz. Nihayet dönüşünüz Rabbinizedir. Tartışmaya girdiğiniz şeyleri O size haber verecektir.”

Kafirun Suresi – De ki: “Ey kâfirler. Sizin tapmakta olduklarınıza tapacak değilim. Benim taptığıma da siz tapacak değilsiniz. Tapan değilim sizin taptığınıza. Ve siz de tapmazsınız benim taptığıma. Sizin dininiz size, benim dinim bana!”

 

11. İşleri ehli olana verin; bir yakınınız, bir dostunuz diye insan kayırmayın. İşi hak edene verin ve adaletle hükmedin.

İsra Suresi 58. ayet – Şu bir gerçek ki, Allah size emanetleri, onlara ehil olanlara vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah size bu şekilde ne güzel öğüt veriyor. Allah Semî’dir, çok iyi duyar; Basîr’dir, çok iyi görür.

 

12. Olayları sadece bir insanın yönetimine bırakmayın. Aranızda konuşarak, birlikte karar vererek bir sonuca varın.

Şura Suresi 38. ayet – Rablerinin çağrısına cevap verirler, namazı kılarlar. İşleri/yönetimleri, aralarında bir şûra’dır(İstişare[1]). Kendilerine verdiğimiz rızıklardan infak ederler.

 

13. Anne ve babanız aleyhinde ve hatta kendi aleyhinizde bile olsa doğru tanıklık yapın, yalancılardan olmayın.

Nisa Suresi 135. ayet – Ey iman edenler! Öz benliğiniz, anne-babanız, yakınlarınız aleyhine de olsa, zengin veya fakir de olsalar, adaleti dimdik ayakta tutarak Allah için tanıklık edenler olun. Allah, ikisine de sizden daha yakındır. O halde nefsinizin arzusuna uyarak adaletten sapmayın. Eğer dilinizi eğip büker yahut çekimser kalırsanız, Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır.

 

14. Faiz ve şans oyunları gibi haksız kazanç yollarına başvurmayın.

Bakara Suresi 275. ayet – O ribayı yiyenler, şeytanın bir dokunuşla çarptığı kişinin kalkışından başka türlü kalkamazlar. Bu böyledir, çünkü onlar, “Alışveriş de riba gibidir” demişlerdir. Oysa ki Allah, alış-verişi helal, ribayı haram kılmıştır. Kendisine Rabb’inden bir öğüt gelip de yaptığından vazgeçenin geçmişi kendisine, işi Allah’a kalmıştır. Yeniden ribaya dönene gelince, böyleleri ateşin dostlarıdır. Sürekli kalacaklardır orada.

Maide Suresi 90. ayet – Ey iman edenler! Sarhoşluk veren şeyler, kumar, tapılmak için dikilen taşlar, fal okları şeytan işi birer pisliktir; bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz.

 

Kaynaklar

 

Ayet mealleri Kur’an Meali adlı siteden alınmıştır. Bu sitede ayetlerin 40 farklı mealini ve Arapça’sını da bulabilirsiniz. Üstteki yazının bir kısmı Dinler Tarihi adlı siteden alınmıştır, güzel bir site, takip etmenizi öneririz.

Mantıksal Teizm ©2017

Furkan

O kimseler ki her hâl ve ahvalde Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve "Rabbimiz!" derler, "Sen bu kâinatı boş yere yaratmadın. Sen yüceler yücesisin. Bizi cehennem ateşinden muhafaza buyur!"

You may also like...

2 Responses

  1. Kuran insanlara haklarını değil, görevlerini okur. Kuran’da bulmak istediğiniz şeyi bulmak için zorlamayın. 20. yy hümanizmi, hak ve sorumluluk kavramlarını birbirinden kopararak liberalizmin saçma özgürlük kavramını bir tür tanrıya çevirdi. Kuran’da haklar ve sorumluluklar birbirinden kopuk değildir. Her hak bir sorumluluğun yerine getirilmesine karşılıktır. Sorumluluk olmadan hak ancak çocuklara özgüdür, yetişkinlere değil. “İnsan hakları” gibi boş bir kavramı bu denli sahiplenen insanların bu kavramın nasıl alabildiğine kötüye kullanıldığının ve hiç bir gerçek sorunu çözmediğinin farkında olup olmadıklarını merak ediyorum.

    • Furkan dedi ki:

      Öncelikle, insanların ulaşabileceği, kolay bir başlık ancak bu şekilde olabilirdi diye biz başlığı “İnsan Hakları ve Fazlası” şeklinde koyduk. Bu yazımızda belirttiğimiz haklar, ahlak kuralları; çoğu insan için, çoğu şartta geçerli olan durumlardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir