TÜRKİYE’DE TEİZM VE ATEİZM ANKETİ

image_pdf

Bu ankete 27.07.2018 tarihinden itibaren başladık ve 05.08.2018 tarihinde sona erdi. Anketimiz; Mantıksal Teizm Facebook sayfasında, Furkan Erol’un kişisel Facebook profilinde, İslami Rönesans Paylaşım Platformu Facebook grubunda, Academia Verum Facebook grubunda, Siyasettin İlahiyat Fakültesi Facebook grubunda, Müslüman Ateist Tartışma Platformu Facebook grubunda, Elit-Ateist & Müslüman Tartışma Platformu Facebook grubunda, Sorgulayan Tartışma Platformu Facebook grubunda, Karikateist Fikir Cephesi Facebook grubunda, Ateistler ve Müslümanlar Tartışma Platformu Facebook grubunda, Ayetler ve Hadisler Işığında İlim Bilim İslam ve İnsan Facebook grubunda, İslam Dini & Vatan Bütünlüğü Facebook grubunda, Sapyoseksüeller WhatsApp grubunda, Selçık Gökhan Kalkanoğlu’nun kişisel Facebook profilinde, CASGED WhatsApp grubunda yayımlanmıştır. Ankete 113 teist ve 78 ateist katılmıştır(191 kişi).

 

1 – Cinsiyetiniz nedir?

 

2 – Kaç yaşındasınız?

Görüldüğü üzere teistler 17-20 yaşları arasında yoğunlaşmışken (%49,6) ateistler de 17-20 yaşları arasında ve 23 yaşında yoğunlaşmıştır (38,5).

 

3 –  Eğitim seviyeniz nedir?

Ankete katılanlar arasında görüldüğü kadarıyla teistlerde liseye gitme (%50) yoğun iken ateistlerde lisans yapma (%50,7) yoğundur.

 

4 – (Sadece ateistler) Ateizmi nasıl tanımlarsınız?

En çok yapılan tanım “Tanrı’nın ve tanrıların var olmadığını bilmek” oldu (41%). Bundan sonra “Tanrı’ya ve tanrılara inancın yokluğu” (34,6%) oldu. Görselde gördüğünüz o tüm küçük renkler de “Diğer” butonuna basıp kendi tanımını yapanlar. Bu kişilerin de önemli bir kısmı “Tanrı’ya ve tanrılara inancın yokluğu” görüşünü benimsemişken belirli bir bölümü de “Dini inancın yokluğu” yahut “Tanrı’nın şu anki kanıtlarla bilinemez olduğunu düşünmek” şeklinde tanım yapmıştır.

 

Açıkçası bir ateist olsaydım bu soruda benim seçeceğim şık turuncu olan şık, yani “Tanrı’nın ve tanrıların var olmadığını bilmek” olurdu. Tanrının var olup olmadığını bilmemeyi ateizm olarak tanımlamak yanlıştır. Bu görüş en fazla agnostik ateizm dediğimiz “bilinemezci ateizm” olabilir. Hele ki dindeki tanrıların yokluğuna inanmayı ateizm diye tanımlamak tamamıyla yanlıştır. Çünkü ateizm sadece dindeki gibi bir tanrıyı reddetmez, tanrıları reddeder. Ateizm, inancın yokluğu değildir. Ateizm, belirli bir önermenin doğru olduğu iddiasında bulunan (ki bu da “Tanrı’nın ya da tanrılar yoktur” önermesidir) bir görüştür. Buna göre ateizm, teizmin doğruluğuna inanmamaya değil tanrıların var olmadığını düşünmeye denir. Tanrılara inancı “eksik” olan bir kimse agnostik de olabilir meselâ. Fakat agnostisizm ile ateizmin bir farkının olması gerekmektedir. Ateizm, tanrının varlığının ve yokluğunun bilinemeyeceğini savunmaz; bilinebileceği ve Tanrı’nın (ve tanrıların) var olmadığını savunur.

 

5 – (Sadece teistler) Eğer Müslümansanız hangi mezhebi benimsiyorsunuz?

Paylaştığım gruplarda geleneksel dini ekolleri benimseyecek kişiler de bolca olsa da muhtemelen onlar teizm-ateizm gibi anketleri hoş karşılamadığından ve/veya böyle konularla çok ilgilenmediklerinden ötürü ankete katılmamış olabilirler. Açıkçası “Herhangi bir mezhebi benimsemiyorum” görüşünün bu kadar çıkacağını tahmin etmiyordum (52,2%). Küçük renkler “Diğer” cevabını işaretleyip kendi cümlelerini yazanlardır. Bu kişilerin de büyük kısmı mezhebi olmadığını söylemiş. Açıkçası bu bana biraz ilginç geliyor. Bu muhtemelen ateistlerin “inanç” kelimesine nasıl kötü bakıyorsa bir kısım teistlerin de “mezhep” kelimesine kötü bakmasından kaynaklanmaktadır. Çünkü mezhepler dinî bir yorumu ifade etmektedir ve her Kur’an okuması bir bakıma yorumdur.

 

Bir başka soruda Hristiyanlığı benimsiyorlarsa hangi mezhebin görüşlerini kabul ettiklerini sordum. Buradan anketi çözen 2 Hristiyanın (1.76%) olduğu sonucuna varıyoruz. Ne yazık ki Facebook’taki hiçbir Hristiyan grubu aktif değildi, bu nedenle Hristiyanlar bu ankete pek ulaşamadı.

 

6 – Teist/Ateist olmanızın daha baskın sebebi nedir?

Görüldüğü kadarıyla teistlerin çoğunluğu (46,9%) “Tanrı’nın varlığı lehinde kanıt olduğuna inandığım için” cevabını seçerken ateistlerin çoğunluğu (34,6%) “Tanrı’nın varlığı lehinde kanıt olmadığı için” cevabını işaretlemiş. Ateistler arasında o renkli kısımlarda verilen cevaplar -daha önce de vurguladığımız üzere- “Diğer” seçeneğine basıp kendi cümlelerini yazanları ifade ediyor. Onların çoğu “Kutsal metinlerin bir uydurma olduğunu düşündüğüm için” cevabını vermiştir. Dolayısıyla ikinci en çok işaretlenen cevabın “Kutsal metinlerin bir uydurma olduğunu düşündüğüm için” cevabı olduğunu söyleyebiliriz. Bunun dışında “Diğer” kısmında Tanrı’yı sezgisel olarak hissetmemekten tutun pozitif bilimlerin ateizmi desteklediğine kadar farklı yorumlar vardı. Teistlerde ise o çok renkli kısımda bilimin etkisi olduğunun söylenmesi bir yana Tanrı’nın varlığı konusundaki tartışmaların boş olduğuna vurgu yapanlar da vardı. Bununla birlikte, her nasılsa teist anketini çözenlerin arasında 2 tane (1,76%) teist olmayan (non-teist) olduğunu söyleyebiliriz. Her ne kadar biz, bu anketin teistler dışında çözülmemesi gerektiğini söylesek de birkaç kişi bu testi çözmüştür. Bir de “Teist değilim” seçeneğinin olmamasından ötürü bize kızmışlar.

 

Yorumlamaya gelirsek, açıkçası beklediğimiz gibi bir sonuçtu. Ateistlerin pek çoğu (bu testte bu konuyla ilgili diğer sorulardan da gördüğümüz üzere) deizmi (ve agnostisizmi) pek önemsemiyor. Çünkü kutsal metinlerin uydurma olması bir insanı doğrudan ateizme itmez, deizme de itebilir. Hatta doğrudan bu olgudan hareketle değil ama kutsal metinlerin uydurma olduğunu kabul eden bir kimse tanrının varlığı konusunda agnostisizmi de benimseyebilir. Ayrıca teistlerde de ateistlerde de -görüldüğü kadarıyla- siyasi görüşleri o görüşü seçmelerine hiçbir sebebiyet vermemiştir.

 

7 – Sizce ateist bir kimse Tanrı’nın yokluğu lehinde kanıt vermeli midir?

Teistlerin çoğu “Evet, tanrının yokluğu lehinde kanıtlar da verilmelidir” (66,4%) derken ateistlerin çoğunluğu “Hayır, tanrının lehindeki kanıtlara cevap verse yeter” (48,7) demiştir.

 

Bana ilginç gelen şey teistlerin 7,1%’inin “Kutsal metinlerin yalan olduğunu gösterse yeter” seçeneğini işaretlemesi oldu. Fakat kutsal metinlerin yanlış olduğunu göstermek doğrudan tanrının var olmadığına (ateizmin doğru olduğunu belirttiği önermeye) dair hiçbir kanıt oluşturmamaktadır. Zaten buna üstte değindik. Bunun dışında, “Tanrının lehindeki kanıtlara cevap verse yeter” şıkkı da ateistlerin 48,7% tarafından işaretlenmiş. Fakat gerek teistler gerekse ateistler tanrının varlığı yahut yokluğu konusunda belirli kanıtlar vermelidir diye düşünüyorum; birbirlerinin iddialarını cevaplamaları yeterli olmaz. İlginç olanı ateistlerin karşı taraftan kanıt beklerden kendilerinin kanıt verme yükümlülüğünün olmadığını düşünmesi. Hatta ne yazık ki teistlerin de 26,5%’i bu konuda ateistlere destek vermiş. Bu tür bir düşünce muhtemelen yokluğun kanıtlanamayacağı ve “Asıl iddia sahibi onlar, onlar kanıtlasın” tarzı görüşlere dayanmaktadır. Fakat ateizm sadece teizmin karşıtı değildir, ateizm de Tanrı’nın varlığı konusunda bir iddiaya sahiptir. “Tanrı yoktur” önermesine sahip olan ateistler, bu önermeyi kanıtlamak adına birtakım kanıtlar vermelidir.

 

8 – (Sadece teistler) Teizmin doğru olduğunu düşünme konusunda Caner Taslaman gibi isimler sizi nasıl etkiledi?

Burada, eğer görüşleri tamamen etkilemese de örneğin din felsefesiyle ilgilenme gibi konularda bir ölçüde etkilediyse “1” seçeneğine oy verilmesi gerektiğini belirtmiştik. Açıkçası ben de “1” seçeneğini seçerdim. Caner Taslaman, görüşlerinin makul olup olmaması bir yana, çevremdeki pek çok insanı da din felsefesine yönlendirmede çok büyük bir katkıda bulundurmuştur. Dolayısıyla insanların din felsefesiyle ilgilenmesi adına reddedilemeyecek katkılarının olduğunu düşünüyorum. Açıkçası “0” seçeneğinin oranı (19,5%) beni şaşırttı, ben pek çok kişiyi bir ölçüde etkilediğini düşünmekteydim. “0” seçeneğinin 5% olmasını beklemekteydim.

 

9 – (Sadece ateistler) Ateizmin doğru olduğunu düşünme konusunda Richard Dawkins, Celal Şengör gibi isimler sizi nasıl etkiledi?

Burada da eğer görüşleri tamamen etkilemese de örneğin ateizmi bilimsel açıdan savunma yahut ateizmi araştırma gibi konularda bir ölçüde etkilediyse “1” seçeneğine oy verilmesi gerektiğini belirtmiştik. Açıkçası “0” seçeneğinin oranı (25,6%) beni oldukça şaşırttı, “0” seçeneğinin 10% falan olmasını bekliyordum.

 

10 – Sizce dindarlar ile ateistlerin cahillik-entelektüellik ilişkileri nasıl?

Teistlerin pek çoğu (84,7%) ateistlerin de teistlerin de çoğunun cahil olduğunu fakat aralarında birtakım kişilerin entelektüel olduğunu söylemiştir. Ateistlerin çoğunluğu ise ya “Dindarların çoğu cahil ve ateistlerin çoğu da cahil. Fakat aralarında bazı entelektüeller var ikisinin de” (39,7%) seçeneğini ya da “Dindarların çoğu cahil, ateistlerin de -kabaca- yarısı entelektüel” (38,5%) seçeneğini işaretlemiştir.

 

Burada beni ateistlerin 15,4%’lük kısmı(Dindarların çoğu cahil, ateistlerin çoğu entelektüel) ve teistlerin 11,7%’lik kısmı şaşırttı(Ateistlerin çoğu entelektüel ve dindarların çoğu da entelektüel. Fakat aralarında bazı cahiller var ikisinin de.).

 

11 – (Sadece teistler) Size ateistlerin ateist olmasındaki baskın neden nedir?

 

12 – (Sadece ateistler) Sizce dindarların dine inanmasındaki baskın neden nedir?

 

13 – (Sadece teistler) Ne zamandan beri dine inanıyorsunuz?

Eğer kişi kendini bildi bileli teist ise “5” seçeneğini işaretlemesini söylemiştik. Beklenildiği gibi, çok büyük bir çoğunluk (81,5%) kendini bildi bileli teisttir.

 

14 – (Sadece ateistler) Kendinizi ne zamandan beri dinden neredeyse kopmuş, ateizme yönelmiş olarak tanımlarsınız?

Eğer kişi kendini bildi bileli ateist ise “5” seçeneğini işaretlemesini söylemiştik. Açıkçası kendini bildi bileli ateist olanların oranı (15,4%) -ve hatta bu seçeneğin en çok işaretlenmesi- beni şaşırttı. Ben olsa olsa 3% gibi bir oran bekliyordum. Fakat görüldüğü kadarıyla ateistlerin 15,4%’ü küçüklüğünden beri ateisttir.

 

15 – (Sadece teistler) Eğer Müslümansanız ne kadar sürede bir namaz kılıyorsunuz?

Bu oranlar da beni şaşırttı. 5 vakit namazını kaçırmamaya çalışanların oranı (50,4%) gerçekten güzel. Bu arada, “Müslüman değilim, başka bir dine inanıyorum” diyenlerin sayısı 3 (2,65%) çıkmıştır. Görüldüğü kadarıyla ankete katılan iki Hristiyan vardı. Başka bir dine inandığını söyleyen bir diğer kişi ise [bizimle iletişime geçtiği üzere] bir Vaişnava’dır.

 

16 – (Sadece teistler) İncil’i/Kur’an-ı Kerim’i ne kadar sürede bir elinize alıp okursunuz?

 

17 – (Sadece teistler) Ahiretin varlığına ve hesaba çekileceğinize inanıyor musunuz?

Burada, “Hayır, inanmıyorum” cevabını veren kişinin teist olmayıp da teist anketini çözen birisi olduğunu söylemiştik. Dolayısıyla bu cevap ilginç değil.

 

18 –  (Sadece teistler) Hz. Muhammed’in örnek alınacak birisi olduğuna inanıyor musunuz?

Burada “1” rakamını seçen kişinin o teist olmayan kişi olduğunu söyleyebiliriz. Bunu dışında 5-7-8-9 (17,8%) seçeneklerini seçenlerin arasında Müslümanların olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Açıkçası bu bana ilginç geldi. Çünkü özellikle “10 seçeneğini seçerseniz Hz. Muhammed’in kendi dönemine göre çok iyi bir insan olduğunu, dinen de -kendi döneminin etkisini unutmayarak- örnek alınabilecek birisi olduğunu kastediyorsunuzdur” diye vurguladık.

 

19 – Siyasi sebepler teist/ateist olmanızı ne kadar etkiledi? Ve teist/ateist olmanız siyasi görüşünüzü ne kadar etkiledi?

 

20 – Siyasi görüşünüzü -ağırlıklı olarak- nasıl tanımlarsınız?

Görüldüğü kadarıyla teistlerin de (25,7%) ateistlerin de (29,5%) çoğunluğu liberalist bir ideolojiyi benimsediklerini vurgulamıştır. Bununla birlikte ateistler arasında liberalizmi sosyalizm (23,1%) ve teistler arasında da liberalizmi sosyalizm (13,3%) ile milliyetçilik (13,3%) takip etmektedir. Teistlerin o çok renkli olan kısmı “Diğer” cevabını verip kendi cümlelerini yazanlardır. Buna göre o cevapların da çoğunluğu İslâmî demokrasi ideolojisini benimsemektedir. Ondan hemen sonra Şeriat görüşü gelmektedir. Birkaç kişi de siyasi bir görüşünün olmadığını, sadece dini görüşe sahip olduğunu(?) belirtmiştir. Bununla birlikte apolotik olduğunu belirtenler de vardır. Ateistlerin de “Diğer” seçeneğini işaretleyip kendi cümlelerini yazanların çoğu bir politik görüşünün olmadığını belirtirken, aralarından nasyonal sosyalist olduğunu enternasyonal sosyalist olduğunu söyleyenler de transhümanist olduğunu söyleyenler de vardır. Bununla birlikte liberalizme yakın olduğunu söyleyen de merkez ideolojiyi benimsediğini söyleyen de vardır.

 

21 – (Sadece teistler) Ateizmin ahlâkı temellendirebileceğini düşünüyor musunuz?

 

22 – (Sadece ateistler) Bir kozmonot olan German Titov’un “Uzaya çıktım ama Tanrı’yı göremedim.” sözü hakkında ne düşünüyorsunuz?

10,3% insanın bu sözü haklı bulması beni şaşırttı. Fakat özellikle Ekşi Sözlük’te, Ateist Forum’da, Turan Dursun Sitesi Forumlarında gördüğüm kitle gibi bir kitle bu testi çözmemiş.

 

 

23 – (Sadece ateistler) Ahlâk hakkındaki görüşünüz nedir?

Pek çok ateistin (44,9%) ahlâkı önemli ölçüde öznelliğe indirgediğini görüyoruz. Oysa “Siz ahlâksızsınız, sizin dininiz de ahlâksız” diyen kimselerin ahlâkı subjektif görmesi ilginçtir.

 

24 – Eşcinsellik hakkında (biyolojik ve hukuki anlamda) görüşünüz nedir?

 

Ateistlerin büyük çoğunluğu (59%) eşcinselliğin biyolojik anlamda normal olduğunu ve evlenme ile çocuk edinme hakkının verilmesini savunmuşken dindarların çoğunluğu (34,3%) eşcinselliğin biyolojik anlamda anormal bir şey olduğunu ve evlenme haklarının da çok edinme haklarının da olmaması gerektiğini savunmuştur. Teistlerin çoğunlukla tercih ettiği ikinci görüş ise (20,9%) eşcinselliğin biyolojik anlamda anormal bir şey olduğu ve evlenmeden birlikte olabilecekleri olmuştur. Ateistlerin çoğunlukla tercih ettiği kinci görüş ise (24,4%) eşcinselliğin biyolojik anlamda normal olduğu, evlenme hakkının verilebileceği fakat çocuk edinme hakkının verilemeyeceği olmuştur.

 

25 – (Sadece teistler) Peki eşcinsellik sizce dinde nasıl ele alınmaktadır?

Burada turuncu renkteki seçenekte ne kastettiğimizi açmak istiyorum. Turuncu şıkka göre eşcinsel bir kimsenin cinsel ilişkiye girmesi büyük bir günahtır fakat eşcinsel olması günah değildir.

 

26 – Komşularınız (erkek-erkek) bir eşcinsel çift olsa onların hakkında ne düşünürdünüz?

 

27 – Komşularınız (kadın-kadın) bir eşcinsel çift olsa onların hakkında ne düşünürdünüz?

Eşcinsel erkeklere ve kadınlara bakış açısında beklediğim gibi bir farklılık var. Pek çoğumuza (özellikle de erkeklerin çoğuna) kadın-kadın eşcinsellik o kadar iğrenç gelmese de erkek-erkek eşcinsellik oldukça iğrenç gelebiliyor. Bu, teistlerde de ateistlerde de ortaya çıkmış. Elbette anketi çözenlerin ağırlıklı olarak erkek olmasının da bu konuda bir etkisi var.

 

28 – Komşunuz bir ateist/dindar olsa onun hakkında ne düşünürdünüz? (Teistlere ateistleri, ateistlere de dindarları sorduk)

Görüldüğü kadarıyla iki kesim de o kişi hakkında normal düşüneceğini belirtmiştir (Teistler: 62,8% Ateistler: 71,8%). Fakat teistlerin önemli bir kısmı da ateist bir kimse ile arkadaş olacağını ve hatta onunla dini konularda tartışabileceğini belirtmiştir (30,1%). Bana üzücü gelen kısmı ise ateistlerin belirli bir kısmının (10,3%) dindarlardan kaçmaya çalışması oldu. Burada elbette doğrudan bunu düşünenlere laf atmıyorum; şüphesiz ki böyle bir algının oluşmasında biz dindarların çok büyük bir rolü vardır.

 

29 – Dine/Ateizme inanmanızda/yönelmenizde sizi en çok ne etkiledi?

Görüldüğü kadarıyla iki kesimin de büyük çoğunluğu entelektüel nedenlere vurgu yapmıştır (Teistler: 67,3%, Ateistler: 79,5%). Açıkçası ben teistlerin %60 kadarının “Çevresel faktörler: Arkadaş çevrem yahut akrabalarım yahut eşim/sevgilim etkili oldu” seçeneğini işaretlemesini bekliyordum. Ben, her ne kadar din felsefesiyle ve teolojiyle ilgilensem de Müslüman bir ailede hayata gelmemin kesinlikle çok etkili olduğundan ötürü kırmızı seçeneği işaretlerdim. Sonuçta beni dine bağlı tutanlar çevresel faktörler olmasa da onu tanımamda ve ilk etapta inanmamdaki en büyük rol ondadır. Teistlerin de pek çoğunun böyle düşündüğünü düşünüyorum fakat bu soru “Siz neden ‘hâlâ’ dine inanıyorsunuz?” gibi anlaşılmış olabilir.

 

30 – (Sadece ateistler) Sizce dinlerin yalan olduğunun kanıtlanması insanları ateizme mi itmelidir?

 

31 – Kur’an-ı Kerim’i yorumlama konusunda hangi görüşe daha yakınsınız?

Teistlerin çoğunluğu (32,7%)  kendini Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan gibi isimlere yakın görürken ateistlerin çoğunluğu (29,5%) kendini Mustafa Öztürk, İlhami Güler gibi isimlere yakın görmüştür. Teistlerin “Diğer” seçeneğini seçip kendi cevabını yazanlarına gelirsek, onların da büyük çoğunluğu Edip Yüksel, Yaşar Nuri Öztürk gibi -kabaca- daha modern görüşlere sahip olan kişilerden bahsetmiştir söylemiştir. Önemli bir kısım da bu seçenekleri indirgemeci bulmuştur (ki unuttuğumuz çok şey var, haklı gibi duruyorlar). Daha başka, herhangi bir alimi takip etmeyip kendi görüşlerini benimsediğini söyleyenler de olmuştur, ama vurgulamak gerekir ki bizim sorudan kastımız zaten o kişiyi körüne körüne takip etmek değil o kişiye [diğerlerine oranla] çok daha yakın olmaktı(Soruda da “daha yakınsınız” diyerek bunu vurguladık). Ayrıca Muhammed Esed, Said Nursi, İhsan Eliaçık, Mâtürîdî, Ebu Hanife gibi isimleri söyleyen de olmuştur. Bununla birlikte bizim unuttuğumuz şey ki, Şii alimlerden hiçbirini eklemedim. “Diğer” cevabını veren Şiiler de Şii alimlerden söz etmiştir. Ateistlerin “Diğer” cevabını verip kendi cümlelerini yazanları ise çoğunlukla kendilerince Kur’an-ı Kerim’i okuyup saçma bulduklarını belirtmiştir. Belirli bir kısmıysa Yaşar Nuri Öztürk, İhsan Eliaçık gibi kişileri işaret etmiştir.

 

Burada, elbette genel bir eleştiri yapmayacağım fakat oldukça ilgimi çeken şey hiç beklemediğim kadar ateistin dinin yorumlanamayacak kadar saçma olduğunu iddia etmesi oldu. Fakat üzerinde düşünülürse görülecektir ki bu iddia duygusal bir iddiadan başka bir şey değildir. O kitabın yanlış olduğunu düşünüyorsanız dahi makul bir yorum yapmaya çalışmanız gerekmektedir. Aksi halde, belki de siz kendi kuruntularınızı kitaba yüklüyor ve o kitabı öyle reddediyor olabilirsiniz.

 

32 – (Sadece ateistler) Caner Taslaman ve Celal Şengör arasında din felsefesi konusunda bir tartışma olsaydı, sizce hangisi daha başarılı olurdu?

Bu soruda iki kişinin de tartışmada eşit kondisyona sahip olduğunu belirttik. Beklediğim gibi bir sonuç çıktı ama bu sonucun olmamasını istediğim bir sonuç olduğunu belirteyim. Çünkü Celâl Şengör, felsefe konusunda bilgisiz olmasının yanında çağdaş din felsefesine dair hiçbir şey bilmeyen birisidir. O nedenle, din felsefesi gibi bir konuda Caner Taslaman’ın kazanacağını beklemek en makul seçenek gibi durmaktadır; çünkü Celâl Şengör’e oranla Caner Taslaman çağdaş literatüre çok daha fazla hakimdir.

 

33 – Bizzat kendi ailenizi dini inanç açısından nasıl tanımlarsınız?

 

34 – Bizzat kendi annenizi dini samimiyet ve ibadet gibi konularda nasıl tanımlarsınız?

 

Bu soruda özellikle “Eğer anneniz bir yıl içinde [eğer Müslümansa] çok nadir namaz kılıyorsa [yahut Hristiyansa ve ibadetlere çok nadir katılıyorsa] fakat aşırı küfür etmek, insanlara haksızlık yapmak(rüşvet almak vb.), kumar oynamak gibi günahlardan da uzak duruyorsa ve [Müslümansa] başörtüsü takmıyorsa [eğer Hristiyansa, pek de ölçülü giyinmiyorsa] lütfen ‘6’ rakamını işaretleyiniz. Anneniz bir önceki saydığımız tutumları sergiliyor ve [eğer Müslümansa] başörtüsü de takıyorsa [ya da Hristiyansa ve ölçülü giyiniyorsa] lütfen ‘7’ rakamını işaretleyiniz” diye vurgu yaptık.

 

35 – Bizzat kendi babanızı dini samimiyet ve ibadet gibi konularda nasıl tanımlarsınız?

Bu soruda özellikle “Eğer babanız bir yıl içinde [eğer Müslümansa] çok nadir namaz kılıyorsa [yahut Hristiyansa ibadetlere çok nadir katılıyorsa] fakat aşırı küfür etmek, insanlara haksızlık yapmak(rüşvet almak vb.), kumar oynamak gibi günahlardan da uzak duruyorsa ve kadınlara [bazen] bakıyorsa (gerek internetten olsun gerekse gündelik hayatta olsun) lütfen ‘6’ rakamını işaretleyiniz. Babanız bir önceki saydığımız tutumları sergiliyor ve kadınlara bakmıyorsa lütfen ‘7’ rakamını işaretleyiniz” diye vurgu yaptık.

 

Beklediğim gibi, anne ile babanın dini samimiyet ve ibadet konusunda bariz bir farklılık var ve bu fark baba açısından olumsuz yönde. Yapılan farklı araştırmalarda da genellikle babanın dine daha az bağlı olduğu görülmektedir; bu ankette de aynı sonuç çıktı.

 

36 – Bugüne kadar din felsefesi üzerine kaç kitap okudunuz?

 

37 – Bugüne kadar dini yorumlama konusunda kaç kitap okudunuz?

 

38 – (Sadece ateistler) Hz. Musa’nın denizi yarması, Hz. İsa’nın topraktan bir kuş yapıp üflemesi ve onun canlanması, Hz. Yunus’un bir balığın içinde belirli bir süre hayatta kalması gibi kıssalar din-bilim çelişkisine bir örnek midir?

Böyle bir cevap geleceğini biliyordum. Fakat sorun o ki bunlar neden saçmalık olsun? Bazıları “Bilimsel anlamda saçmalık” olduğunu söylemektedir fakat bunların “bilimsel” olması gerektiğini söyleyen mi vardır ki? Bunlar zaten “mucize”dir ve Tanrı’nın müdahalesi ile olmuştur. Eğer Tanrı’nın müdahalesinin naısl olduğu tartışılacaksa orası ayrı fakat pek çok kişinin “Tanrı acaba nasıl müdahale ediyor” diye düşünerek bu şıkkı işaretlediğini sanmıyorum; işaretlemelerindeki neden, böyle olayların günümüzde yaşanmaması ve görüldüğü kadarıyla bu olayların makul seküler bir açıklamasının olmamasıdır. Hele ki bazıları neredeyse bilimsel olmayan her şeyi saçma görme peşindedir fakat çok açık ki bu boşa çırpınıştır. Çünkü bilimin kendisi (yöntemleri, ilgilendiği “zaman” gibi kavramlar vs.)bilimsel değildir, zaten bu nedenle bilim felsefesi vardır.

 

39 – Din-bilim ilişkisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

40 – Evrim-din ilişkisi konusundaki görüşünüz nedir?

 

41 – Yakın bir arkadaşınızın ateist/dindar olduğunu öğrenseydiniz ona karşı tavrınız değişir miydi? (Teistlere ateist bir arkadaşı, ateistlere de dindar bir arkadaşı sorduk)

 

42 – (Sadece teistler) Sizce IŞİD gibi örgütler İslâm’ı doğru bir şekilde mi temsil etmektedir?

Burada muhtemelen “Evet, kesinlikle doğru temsil etmektedirler” seçeneğini işaretleyen kişi, -daha önce de vurguladığımız üzere- bu testi çözmüş olan teist olmayan (non-teist) kişidir diye düşünüyorum; şaşırmaya gerek yok gibi duruyor.

 

43 – (Sadece ateistler) Sizce IŞİD, Boko Haram gibi örgütler İslâm’ın her türlü kâfire karşı saldırgan bir din olduğunu gösterir mi?

 

44 – (Sadece ateistler) Sizce tarih boyunca var olmuş olan çoğu savaşın sebebi din midir?

 

 

Bu soruda özellikle şöyle bir vurgu yaptık:” Din sebepli savaştan kastımız savaşın doğrudan dini sebeplere dayanmasıdır. Örneğin bir savaşın ana nedeninin ekonomi olduğunu düşünüyor fakat dinin de orada mobilize edici bir araç olarak kullanıldığını düşünüyorsanız, lütfen ölçekte ‘1’ rakamını işaretleyin.” Dinlerin savaşa sebep olması konusunda Yeni Ateizme Eleştiri adlı yazımızın ilk maddesini okumanızı önermekteyiz; “3” seçeneğini işaretleyenleri (21,8%) anlamaktayım, çünkü -görüldüğü kadarıyla- günümüzde pek çok terör eylemi ne yazık ki İslâmcı terör örgütleri tarafından yapılmaktadır; fakat “4” ve “5” seçeneğini işaretleyenlerin (23%) oldukça abarttığını düşünüyorum. Ve “0” seçeneğini işaretleyenlerin (5,1%) de beni şaşırttığını belirteyim, o seçeneğin işaretleneceğini düşünmüyordum.

 

45 – Sizce ateizm/dinler yok edilmeli midir yoksa dine inanmak/ateizm bir kişisel hak olarak mı görülmelidir? (Teistlere ateizmi, ateistlere de dini sorduk)

Bu soruda “Kişisel haktan kastımız, dindar/ateist bir kimseye de saygı duyulmasıdır. Eğer dinin/ateizmin büyük bir oranda zararlı olduğunu düşünüyor fakat bazı dindar/ateist kesimlerin de o kadar kötü olmadığını düşünüyorsanız lütfen ‘1’ rakamını işaretleyiniz” diye özellikle vurguladık. Teistlerden “5” seçeneğini işaretleyenlerin (7,1%) daha düşük olmasını beklemekteydim. Ateistlerin ne yazık ki önemli bir kısmı (12,8%) dinlerin yok olmasını istemiştir. Daha önce de belirttiğim gibi, biz dindarların ateistlerin böyle düşünmesi konusunda çok büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum; onların böyle düşünmesi bizim suçumuz gibi durmaktadır.

 

46 – Eğer ateizm/dinler yok olsaydı insanların hayatı olumlu bir şekilde mi etkilenirdi? (Teistlere ateizmi, ateistlere de dini sorduk)

Bu soruda “Eğer bazı dindar/ateist kesimlerin yok olmasının insanların hayatını olumlu olacağını düşünüyorsanız ama genel anlamda dinlerin/ateizmin yok olmasının insanların hayatını olumlu etkilemeyeceğini düşünüyorsanız lütfen ‘1’ rakamını işaretleyiniz” diye özellikle vurguladık. Burada, bir önceki sorunun oranlarına bakınca şu sonuç çıkmaktadır: Pek çok dindar ve ateist bir dine inanmayı/ateizmi benimsemeyi hak olarak görmüşse de [karşıt görüşünün]  yok olmasının da insanlar için bir ölçüde olumlu olacağını belirtmiştir.

 

47 – (Sadece teistler) Caner Taslaman’ın ateizm eleştirilerinde başarılı olduğunu düşünüyor musunuz?

 

48 – (Sadece ateistler) Turan Dursun’un İslâm’ı eleştirdiği görüşlerinde başarılı olduğunu düşünüyor musunuz?

Turan Dursun konusunda “Evet, kesinlikle çoğu eleştirisinde başarılıydı” seçeneğindense “Hayır, çoğunlukla başarısızdı” seçeneğinin işaretlenmesini isterdim; “Kısmen başarılıydı” seçeneği de elbette belirli bir kesim için makul olabilir fakat mavi seçeneğin kesinlikle ve kesinlikle yanlış olduğunu savunuyorum. Çünkü Turan Dursun’un iddiaları büyük oranda gerçekten inanılmaz derecede saçmadır. Din Bu serisine biraz göz gezdirdiğimde aklımdan geçen ilk şey “Bu adam mı döneminin önemli bir bilginiydi? Gerçekten Türkiye’de önceden bir tane bile bilgili bir insan yok muydu?” diye düşünmüştüm. Tabii bu arada, Turan Dursun’un öldürülmesini elbette desteklemediğimi belirteyim. Fakat onun ölmesini isteyen kesimin de strateji hatasını düşünüyorum; şüphesiz ki Turan Dursun’un öldürülmesi onun iddialarının insanlar tarafından duyulmasına ve onun insanlar tarafından sevilmesine çok büyük katkıda bulunmuştur (Salman Rüşdi olayına benzer bir şekilde).

 

49 – Analitik Akıl Yürütme Sorusu 1

Bu soru bence testteki analitik sorular arasındaki en basit soruydu. Cevabı açıklayalım: Doğru cevap “B ve D” seçeneği. Eğer C ve F alanlarına ayrılan bütçeyi azaltacaksak (4. şarttan ötürü) B’yi azaltamıyoruz. (2. şarttan ötürü) D’ye ayrılan bütçeyi azaltamıyoruz. Dolayısıyla cevaplarımız direkt açığa çıkıyor.

 

50 – Analitik Akıl Yürütme Sorusu 2

Bu soru bence oldukça basitti. Cevabı açıklayalım: Doğru cevap “Altıncı” seçeneği. B öğrencisini üçüncü sıraya koyduğumuz zaman E öğrencisini dördüncü sıraya koyarız. Beşinci sıraya D öğrencisini koyarsak (3. şarttan ötürü) F öğrencisi kesinlikle yedinci sırada olamayacağına göre, ve (4. şarttan ötürü) D’den bir sonra olması gerektiğine göre F öğrencisini altıncı sıraya koyarız. Farklı dizilimler de yapılabilir fakat F’nin en geç sahne alacağı sıra bu şekilde olabilir.

 

51 – Analitik Akıl Yürütme Sorusu 3

Öncelikle, bu soruyu ilk sorduğumuzda dördüncü şartı yanlış yazdığımızı belirtmek isterim. Ne yazık ki anketi o haliyle toplamda 80 kişi çözmüştü bile. Bu konuda bizi uyaran Emir Arıcı’ya da teşekkür ederiz.

 

Bu soru, üstteki iki sorudan da daha zordu. Aynı zamanda her seçeneği kontrol etmek gerektiğinden ötürü biraz da uğraştırıcıydı. Cevabı açıklayalım: Doğru cevap “D ve G” seçeneği. Çünkü D’yi seçtiğimizde şartların herhangi bir etki etmediği kişiyi seçmiş oluyoruz. G’yi seçtiğimizde ise (4. şarttan ötürü) B’yi zorunlu olarak seçmeliyiz. Bu durumda kişilerin sırası B-G-D yahut B-D-G olmalıdır. Sona tek bir kişilik yer kalıyor, oraya da (2. şarttan ötürü) E’yi veya F’yi seçmeliyiz. E’yi seçersek (3. şarttan ötürü) C’yi de seçmeliyiz ancak tek kişilik yerimiz kaldı; o halde F’yi  zorunlu olarak seçeceğiz. Bu durumda sıralama B-D-G-F yahut B-G-D-F olur. Bu soruda “tek bir mümkün dizilim”den kastımız, başka harfler ekleyerek bir dizilim yapmamaktır. Dolayısıyla E seçeneği (D ve G) bunu karşılamaktadır. Oysa A ve C seçeneğini seçsek A-C-E-D, A-C-B-G gibi farklı dizilimler olabilir. B ve D seçeneğini seçsek B-G-D-F, B-D-C-E gibi farklı dizilimler olabilir. C ve E seçeneğini seçsek C-E-A-D, C-E-B-G gibi farklı dizilimler olabilir. C ve G seçeneğini seçsek C-B-G-F, C-A-E-D gibi farklı dizilimler olabilir.

 

52 – Kişi Tanıma

Burada beni iki kesim de şaşırttı diyebilirim. Hatta Clive Staples Lewis, Peter van Inwagen, John Hick gibi isimlerin ateistler tarafından daha çok tanınması ayrıca bir şaşırttı. Umarım kimse daha önce hiç duymadığı bir kişiyi tanıdıığı iddiasıyla işaretlememiştir.

 

SONUÇ

Bu anketi profesyonel amaçlarla yapmadığımızı belirtmek isteriz. İlk defa böyle bir anket yaptık, bu anket daha çok ileride bir zamanda yapacağımız büyük bir anketin denemesiydi diyebiliriz. Ankete katılımın da toplamda 1000 kişi olmasını bekliyorduk fakat açıkçası hiç beklemediğimiz bir şekilde toplamda 191 kişi katıldı. Daha sonra yapacağımızı bahsettiğimiz anketi çok daha profesyonel yapacağımızı ve muhtemelen binlerce katılımın olacağını söyleyebilirim. Anketi çözen herkese teşekkür ederiz. Ülkemizdeki teist ve ateist kesimin dostça, seviyeli bir şekilde konuşabilmesi dileğiyle.

Furkan

O kimseler ki her hâl ve ahvalde Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında düşünürler ve "Rabbimiz!" derler, "Sen bu kâinatı boş yere yaratmadın. Sen yüceler yücesisin. Bizi cehennem ateşinden muhafaza buyur!"

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir